Heykeller, ah o soğuk heykeller.
Değer taşımayan taştan heykeller.
Unutulmaktan veya unutmaktan korkanların arkasına sığınıp put gibi diktiği heykeller.
Benim için herhangi bir ifade taşımıyorsunuz, size değer vermiyorum ucube heykeller.
Kim olursan ol ne olursan ol vede ne yaparsan yap taşlaştırmayacaksın.
Kimi seversen sev, siyasi olsun olmasın ama sevdiğini taşlaştırmayacaksın.
Taşa değer vermeyen bir milletiz. Öyle geldi öyle gitmeli.
Ülkemizde yer alan heykel sahiplerinin ta kendileri yaşıyor olsaydı istemezlerdi heykel falan.
Gerçekten değer vermiş olsalardı diktirmezlerdi taştan heykelleri.
İbrahim (as) gibi birinin çıkıp yıkması kırması gerekiyor bu heykelleri,
Taşın değeri olsaydı ve heykelin anlamı olsaydı İstanbul' a bir tek Fatih Sultan Mehmet Han yakışırdı.
Bir başkası değil.
Taşa anlam vermenin anlamı yok. Taş soğuktur.
İnsan, sevdiğini putlaştırmadan sevmeli, değer vermeli, onu taş haline getirmekle sevilmez.
Taştan insan simgesi olmaz. Seveceksen gönülden sev..
Simgesel olarak sevmemelisin. Taşın anlamı farklıdır bu milletin gözünde.
Bu milletin geçmişi efsanelerle gerçek efsanelerle dolu, bunları taşlaştırırsak memlekette heykelden yer kalmaz.
Gerçek fatihleri taşlaştıramazsın, heykelleştiremezsin.
Heykel benim nezdimde hakarettir, soğuktur, iticidir.
Taşın arkasına ancak insanlar saklanmak veya sığınmak için girer, yoksa heykelleri yapan zihniyet saklanıyor mu?
Yanlış bir şey yapıldığında bile
"Allah seni taş eder" diyen bir millet olduğumuza göre nedir bu heykeller.
Yoksa gerçekten Allah bunları taş mı etti...!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder